Son Dakika
23 Ekim 2018 Salı

Terör eylemlerinde kullanılan Nitratlı Gübreye kısıtlama

06 Temmuz 2016 Çarşamba, 01:48
Son dönemde artan terör eylemlerinde, örgütlerin yoğun hasar vermek amaçlı, patlayıcı yapımında kullandıkları Amonyumnitrat içeren gübre satımı, Tarım Bakanlığı kararıyla Patlayıcı yapımında kullanılan bu Nitratlı gübreye ilişkin satışa dair sınırlama ve denetleme uygulamaları zorunlu hale getirildi.

Nimet Ergün – İZMİR
Gübre olarak, Amonyumnitrat ve Kalsiyum Amonyumnitrat gübrelerin bitki için ideal bir gübre pozisyonunda bulunduğunda, tüketimin fazla olmasının yanı sıra, bütün Nitratlı birleşikler gibi bunlarda patlamaya meyilli gübreler içerisinde bulunmasından dolayı, bakanlığın almış olduğu denetlemelerdeki kontrollü satışta tam bir bürokrasi içerisinde olduğunu bir nevi kaçak gübreleme işlerine doğru gitme ihtimali yaşanabileceğini belirten Ege Gübre A.Ş Danışmanı Bülent Çakın “Fosforlu gübreler yılın birinci yarısında azotlu gübreler, Azotlu gübreler Amonyum nitrat Üre ve Amonyumsülfattır. Bunların içinde en fazla kullanılan Amonyumnitrat ve Kalsiyum Amonyum nitrattır. Bizim Amonyumnitrat dediğimiz genel de %33 azot içermektedir. Kalsiyum Amonyum nitratta %26 azot içerir, yaklaşık bu iki gübrenin toplam tüketimi 1.5 milyon ile 1.7 milyon ton arasında değişmektedir. Gübre olarak Amonyumnitrat ve Kalsiyum Amonyumnitrat bitki için ideal bir gübre pozisyonda olduğu için tüketimi fazla, ama maalesef bütün nitratlı birleşikler gibi bunlarda patlamaya meyilli gübrelerdir. Şunu söyleyeyim , tek başına bu gübreler patlayıcı değildir. Bu gübreyi patlatmak için bir birinci patlayıcı olması gerekir. Bu da C-4 veya dinamit gibi patlayıcılar olması gerekmektedir. Bunlarda yıllardan beri Türkiye’de de kullanılır. Zaten eskiden Azot Sanayii Kütahya , patlayıcı özelliği olan Amonyumnitratı bilhassa taş ocaklarında, maden ocaklarında dinamiti daha az kullanmak için, daha ekonomik diye kullanıla bilinen bir şey.” Dedi.

MAĞZUR GÖRÜLEBİLECEK BİR ŞEY DEĞİL.

Son dönemde artan terör eylemlerinde örgütlerin yoğun hasar vermek amaçlı patlayıcı yapımında kullandıkları Amonyumnitrat içeren gübrelerin Türkiye’de son altı ayda ciddi kayıplar verildiğini belirten Çakın” bu patlayıcılarda gübre olarak kullanılan Amonyumnitratların kullanıldığını basından öğrendik .Tabii sonunda can kayıpları olduğu için hiçbir şekilde mağzur görülecek bir şey değil . Ama burada, ülkemizin yanı sıra dünyada da aynı sıkıntı var. Gübreyi tamamen yasaklamak hem ekonomikman, hem de ikamesi imkansız değil, ama daha zor .Yani benzer Azotlu gübre olarak Üre var Amonyumsülfat var. Ama o kadar miktarda bunları Türkiye’de sadece Üre bir tesiste, Amonyum sülfatta bir yada iki tesiste üretiliyor. Bu miktarları yapmak için yine ithal karşılamanız gerekiyor. Yani ekonomik sıkıntısı var, lojistik sıkıntısı var”. şeklinde dile getirdi.

SATIŞLAR KONTROLLÜ OLMALI

Nitratlı gübrelerin satışlarında kontrollü bir şekilde satışların yapılmasını söyleyen Danışman Çakın “

Tek bir çözüm bunun kontrollü bir şekilde satışı nitekim . Bu amonyumlu, nitratlı patlayıcı ilk 1991 veya 1992 yıllarında Oklahama Kentindeki bir terör saldırısında gündeme geldi. Basında, ilk defa patlayıcı olarak kullanan o kişi bulundu, yargılandı . Bu olayda, ölü sayısının çok olduğu gördük. Ama o zaman bu gübre Amerika’da yoğun kullanılan bir gübreydi ve bütün dünyada çok yoğun kullanılıyordu. Üre ile başa baş kullanılan gübrelerden bir tanesi idi. Ama, Amerika o zamanlar bu gübreyi yasaklama yoluna gitmediler. Kontrollü satış yapılmasını sağladılar. Gübreyi satan bayiler bilinçlendirildi. Çiftçilik belgesi olmayana gübre satılmadı. Eğer şüpheli bir kişiye satılıyorsa, bunu derhal polise bildirilmesi sağlanarak önlemler alındı ” dedi.

YEDİEMİNE TESLİM İŞLEMLERİ OLDU

Terör eylemlerinde örgütlerin patlayıcı yapımında kullandıkları Amonyum nitrat içeren gübre kullanmalarından dolayı Tarım Bakanlığı geçtiğimiz günlerde acil bir karar aldığını, bütün il müdürlüklerine Amonyumnitrat, Kalsiyum Amonyumnitrat Türkiye’de çok daha az kullanılan ama,bunlarda patlayıcı özelliğe sahip olan Potasyumnitrat ve Sodyumnitrat gübrelerini tespit edip yediemine alınması kararı çıkardıklarını belirten Çakın” Şimdi ne olacak? Şuanda bakanlıkta somut bir şey yok. Sadece gübrelerin yediemine teslim edilmesi işlemleri oldu. Herhangi bir satışı söz konusu değil. Ama duyumlarımıza göre, bakanlık bir toplantı organize etmek istiyormuş, o zaman ne olacağı ortaya çıkacak. Ege gübre olarak biz, bu gübreyi üretmiyoruz .Bu gübreyi ithal edip bayilerimiz vasıtası ile dağıtıyoruz. Ama hem sezon sonu olması nedeniyle, hem de yurtdışı fiyat politikası ile biz bu sene Amonyumnitrat ithal etmeme kararı almıştık. Dolaysıyla belki de gübre işi ile uğraşan firmalar içeresinde en şanslı olan firmalardan bir tanesi biziz”dedi.

Şuanda olayın iki boyutu var. Bu gübreyi tamamen yasaklanması söz konusu olursa , 1.700 ton gibi bir rakam hangi gübrelerle ikame edileceği, Üre ve Amonyumsülfat ki bunlar ithalatla o zaman karşılanacak .İthalatla karşılanması için, ciddi bir maliyet oluşabilir. Çünkü Amonyumnitrat en kolay ikamesi, Üre gübresidir .İkisi bir biri ile rekabet ettiği için genelde dünyada da budur. Dünyada gübre piyasası çok düşüktür. Türkiye olarak Çin’den etkileniriz, Brezilya’dan etkileniriz, Hindistan’dan etkileniriz. Örneğin Hindistan Üre ihalesine çıkar, fiyatlar yükselir. Hindistan’a o fiyattan satıldığında Türkiye’ye de o fiyattan satmaya çalışılır. Ama siz Türkiye’de Amonyumnitratı devreden çıkardığınız anda rekabeti azaltıyorsunuz. Dolayısıyla diğer gübrelere fiyat artışı oluyor. Dünya ona bakıyor Türkiye’de Amonyumnitrat bu fiyat ise Ürede de maksimum bu fiyat olması lazım diyerek , o fiyatta satmam lazım diyor. Amonyum nitrat devreden çıkarsa, o olmaz. Kaldı yerli üretimi ne yapacaksınız? Çiftçi Amonyumnitrat mı, Üre mi diye bu gübreler arasındaki mukayeseyi yapar. Amonyumnitrat yasaklanırsa rekabet olmadığından dolayı Üre fiyatlarında artış olur. İkinci boyuttu ise, şuanda mevcut stoklarda Amonyumnitratların ne olacağı .Yurdumuz da Amonyumnitratı üreten Toros Gübre, Gemlik Gübre, Bandırma Gübre, eski adıyla Kütahya Azot şimdiki adıyla Yıldız Kimya isimli toplam 4 tesis bulunmaktadır. Bunlar sonuçta stok kapasitesi kadar üretim yapar. Ondan sonra duruşa geçerler. Bu tesisleri de durdurmak tekrar çalıştırmak maliyettir. Sonuçta bir enerji harcamasızı lazım. Yakın zamanda bakanlık bu konuda düşüncelerini açıklayarak çözüme doğru gidecek .Çünkü bu dört tesis hemen hemen türkiyenin ihtiyacının tamamına yakını karşılamakta.

HERŞEY KAYITLAR ALTINDADIR.

Kendilerinin Amonyumnitratlı gübreleri sattıklarında Kolluk küvetlerine bildiren Danışman Çakın”

Büyük bir ihtimalle kontrolü bir satış gündeme gelecek ama bizim korktuğumuz kontrollü satışta derken , tam bir bürokrasi olup, bir nevi kaçak gübrelemeye doğru iş gitmesidir. Ege Gübre gibi üretici şirketlerin her şeyleri kayıt altındadır. Biz şuanda da Amonyumnitratı satsak kamyon bazında kolluk kuvvetlerine şu kamyonla, şuraya sevkiyatı ediyoruz diye bildiriyoruz. Batı bölgelerindeki bayilerinde kayıtları var. Ama bu patlayıcı olarak kullanılan Amonyumnitratların Suriye’den veya Irak’tan girmediği ne malum. Çünkü, oralarda da bu gübrelerin kullanıldığını biliyoruz. Bir de patlayıcı için 300 kilo ,500 kilo gibi gübreye çok büyük rakam gözükse bile , gübre için çok düşük rakamlardır. En küçük çiftçi bile 300, 500 kilo gübre rahat tarlasına atar. Her birinden birer torba çalsa yine ciddi bir miktarda gübre oluşturur. Karar vermesi çok zor bir şey. Terör belasından kurtulmadan da bu işten de kurtulmak zor olacak. dedi.

NİYET KÖTÜYSE

Tarım bakanlığın uygulaması yeterli olup olmayacağı konusunda bir şey söyleyemeyeceğini belirten ÇAKIN “ sonuçta bu kadar can gittikten sonra bir şeyin yapılması lazım. Zamanlama olarak doğrudur, yanlıştır diyemem . Şuanda sadece pamukla , mısır gibi ürünlerinde gübre tüketim var .O da ikamelerle Amonyumsülfat ve Ürelerle geçiştire bilinir. Rekolte düşüklüğü mü olacak, bilmem ne düşük olacak .Benim tahmine göre o kadar etkilemez. Bunun esas kullanımı bayiler, Aralık ayında almaya başlar Ocak, Şubat ve Mart ayında biter. Yani o zamana kadar bir süre var .Artık bir regülasyon ,bir yönetmelik, bir uygulama yapılması lazım. Gerçekten çok dengeli karar verilmesi lazım. İthalatı kısıtlarsanız, rekabeti önlemiş olursunuz . Ama bunu kayıtsız, yine teröre gitmesini önlemek çok zor .Yani Türkiye şartlarında genelinde çok zor. Biliyorsunuz Türkiye gerçeğini .Batıda her şeyimiz kayıt altında, ama en basit örneği gazetelerin yazdığı kaçak elektriği bile önleyemiyorsak Amonyumnitratlı 30 ton ,40ton gübre alan bir çiftçi içinde 300,500 kilo gübreyi toprağı attım diyerek başka bir tarafa yönlendirmesini nasıl önleyeceksiniz. Belli bir varsayımlara göre gübre almaktadırlar. Dönüme göre 50 kilo gübre atılması gerektiği yerde 40 kilo atabilir. Niyeti kötü ise, buna da bir önlem alınması lazım.

TEK ŞEY BİLİNÇLENDİRMEK

Nitratlı gübre satışlarında tek şey, bayilerin bilinçlendirilmesinin gerektiğini belirten Çakın” Tek şey bilinçlendirilme. Amerika’da gördüğümüz bir örnek var. Gübreyi satan bayilerin bilinçlendirilmeleri. Çiftçilik belgesi olmayana gübre satılmamalı. Eğer şüpheli bir kişiye satılıyorsa, bunu derhal polise bildirilmesi sağlanarak ,önlemler alınmalı. İthalatı konusunda yasa olarak serbestlik var. Şirket kuran herkese bu gübreyi ithalatının zorlaştırması gerekmektedir. Bunun tüketimi, yani tedarik zincirini belki takip etmek. Mesela duyuyoruz, her torbaya bir barkot uygulanması gibi. İlaçlarda uygulanan barkot tüketiciye kadar geliyor. Fakat Hekimin yazdığı her ilacı kullanmıyoruz .Bu gübrenin tarlaya atıldığını kontrol etmedikten sonra yaptığınız her şey ekstra bir yük getirir. Bu yükünde belli bir maliyeti olur.1.7 milyon ton gübre diyorsunuz buda 34 milyon torba demektir. Her torbaya 1 milyon maliyet düşünürsek, bu da 34 milyon demek. Bunun en güzeli tarlaya atılan gübreyi kontrol altına alınmalıdır. Dedi.

AZOT MİKTARI DÜŞÜRMELİYİZ.

Amonyumnitratın %33 azot miktarının düşürerek , üç sene sadece 24 lik amonyum nitralık üretimin yapılmasının iyi olabileceğini söyleyen Çakın”.Bunun bir çözümü de Gübredeki azot miktarı yükseldikçe patlayıcılığı da artar .Oranı düşüldükçe daha az patlar. İşte 26 lık yapılmasının esasında daha az patlaması. Ya tamamı 26 lığa döndürülür veya 26 lıktan da daha düşük olur. Bunlarında bir maliyeti var .Ama insan canı mevzu bahis oldu mu belki geçici olarak önümüzdeki iki sene belki üç sene sadece 24 lik amonyum nitrat üretilecek veya tüketilecek diye önlem alınmalı .O da uluslar arası rekabettir. Dünya genelinde 33 lik oranda Amonyumnitralı pazarı var.26 lık Amonyumnitrat ve onun altındaki Amunyomnitrat çok özel bir şeylerdir. Uluslar arası pazarı açık değil. Ama sonuçta bunu kazanacak olanlar yerli üreticilerdir. Bakanlık böyle bir çözüm uygulayabilir. şeklinde konuştu

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz